Behçet Çelik
Şehir, edebiyat yapıtlarında sadece anlatıcının/kahramanın yaşadığı yer, olayların geçtiği mekân olarak değerlendirilebilecek bir olgu değil. Hatta bazı edebiyat yapıtlarında şehir kahramanın bile önüne geçer, neredeyse yapıtın başkahramanı olur. Kimi zaman da kahramanın arzu nesnesi halini alır – terk edilmiş, ama sürekli özlenen, bir daha ulaşılamayacak olduğu gayet iyi bilinen sevgili mertebesindedir.
Bu söylediklerim başka mekânlar için de geçerli. Köy ya da kasaba da kimi yazarların yapıtlarının odağındaki sorunsal olarak dikkat çeker. Bu yüzden gerek şehri, gerekse köy ya da kasabayı, dışsal bir olgu olarak almak doğru olmaz. Devamı… »
