İrvin Cemil Schick

İkiz Kuleler Saldırısının sorumluluğunu el-Kaide üstlendikten sonra, kendini İslâmî bir örgüt olarak tanımlaması nedeniyle Batı’da İslâm’a karşı müthiş bir nefret uyandı. İslamofobi denilegelen bu nefret, sarıklı olduğu için zavallı bir Sih benzincinin öldürülmesinden, Arapça konuşan insanların yolcu uçaklarından yaka paça indirilmesinden tutun da, gazetelerde Muhammed’e hakaret eden karikatürlerin yayınlanmasına, televizyon dizilerindeki kötü adamların Müslüman kimliği taşımasına kadar toplumsal hayatın her yanını etkisi altına aldı.

Ama İslamofobi 2001’de başlamadı. İslamofobinin şahit olduğumuz bu son aşamasının 1979 İran devrimiyle başladığı söylenebilir. Fakat tarihi aslında bundan çok daha eskidir, Ortaçağ’a kadar, yani neredeyse İslamiyet’in ilk ortaya çıkışına kadar gider. Bunu takdir edebilmek için Hıristiyan akidelerini göz önünde tutmak gereklidir. Devamı… »

 

Abdulhamit Kırmızı

Dünü yeniden kuran ve kurgulayan bugündeliktir. Çünkü tarih asla tam olarak yakalanamayacak olan geçmişin kendisi değil, bugünden bakarak yorumladığımız bir geçmiştir. O yüzden mazi hal ile istikbal arasında yerini alır; dün aslında bugün ile yarın arasında algıladığımız bir zamandır.

Bugüne dair politik tercihlerimiz büyük oranda geçmiş algımız tarafından yönlendiriliyor. Ancak bu geçmiş algımız şişede durduğu gibi durmuyor, farkında olmasak da kendimizle beraber sürekli değişiyor. Şimdinin ihtiyacı dünün bilgisine şekil veriyor. Tarih açık uçlu bir kaynak olduğundan kendimizle ilgili algımız evrildikçe, geçmişle ilgili kavrayışımız da yenileniyor. O halde tarih kişiliğimizin merkezinde yer alan bir inşa eylemidir. Bireysel hafızamız gibi toplumsal hafızamız da değişken ve seçicidir.  Devamı… »

 

Libya lideri Albay Muammer Kaddafi 1942 doğumlu ve 1969’dan beri Libya’nın lideri. Resmî bir ünvanı yok, ama devlet başkanı.

İktidarı darbe yaparak devirdiği Kral İdris’ten aldı ve yaptığı darbe ABD tarafından tanındı.

Kaddafi inişli çıkışlı bir politik hat izledi. Son dönemde batılı emperyalist ülkelerle sıkı ilişkiler geliştirdi. Diğer Ortadoğu diktatörlüklerinde olduğu gibi oğulları ve yakın akrabaları Libya devlet yapısının önemli köşelerini tutmakta ve büyük servetleri kontrol ediyor. Devamı… »

 

Orhan Bulut

Usame Bin Ladin geçtiğimiz günlerde Amerikan deniz piyadelerinin Pakistan’da yaptıkları bir askerî operasyon sonucu öldürüldü. Bin Ladin’in ölümü bir dizi soruyu beraberinde getirdi.

Silahsızdı Bin Ladin. Buna rağmen göğsüne ve başına sıkılan iki kurşunla öldürüldü. Beyaz Saray sözcüsü Bin Ladin’in silahsız öldürüldüğünü kabul ediyor, ama “direniyordu” diyor. Nasıl direndiği bir sır. Acaba “Kahrolsun emperyalizm!” diye mi bağırıyordu, yoksa kendisini öldüren katillere çok sert mi bakmıştı? Belki de “Direne direne kazanacağız” diye slogan atmıştı. Kim bilir; sonuçta silahsız olmasına rağmen öldürüldü. Sonradan yapılan bir açıklamaya göre Bin Ladin’in silahı ölümünden sonra bulunmuş. Tabii bu da bir direniş tarzı olabilir! Devamı… »

 

Volkan Akyıldırım

Tahrir Meydanı’ndaki 18 günlük direniş Tiananmen Meydanı’nı hatırlattı.

Çin, Google arama motorunda ‘Mısır’ kelimesini yasakladı. Kaddafi, ayaklanan Libya halkını ölümle tehdit konuşmasında Çin’in ulusal birliğinin Tiananmen’de demokrasi, özgürlük ve insanca bir yaşam isteyenlerin taleplerinden daha önemli olduğunu söylüyordu.

1989 Haziran’ında Tiananmen’de on binlerce öğrenci ve işçi oturma eylemine başlamış, oturma eylemi açlık grevleriyle birleşmiş, bunu ülkenin 400 kentinde gerçekleşen kitle gösterileri izlemişti. Devamı… »

 

F. Levent Şensever

“Dünyanın ekseni kayıyor mu?” son dönemlerin popüler bir sorusu. Çeşitli kesimlerin verdiği yanıtlar ne kadar tartışmalı olursa olsun, bir nokta net: Dünya hızla küçülüyor. Aynı oranda, karşı karşıya kaldığımız yoksulluk, nükleer silahlanma, iklim değişikliği, kitlesel göçler, salgın hastalıklar, enerji, gıda ve su arzındaki sorunlar da küresel ve bir o kadar da siyasal bir hal alıyor. Devamı… »

© 2011 Altüst Dergisi Suffusion theme by Sayontan Sinha