Özden Dönmez

Ulusal sorun Marksizm’in en önemli gündem ve tartışmalarından biri olmuştur. Marksistler, ezilen ulusların kendi geleceklerine kendi iradeleri ile karar verme hakkına, bu karar ayrılık yönünde ortaya çıkacak bile olsa, ‘hiçbir ön koşul ileri sürmeksizin’ saygı duyar ve ezilen ulusun özgür iradesi sonucu vardığı kararın hayata geçirilmesi için mücadele eder.

Lenin, Marksistlerin ezilen ulusların kendi kaderini tayin etme hakkına saygı duymasını kadınların boşanma hakkına saygı duymaya benzetir. Bu hakka saygı duymak elbette herkesi boşamaya çalışmak anlamına gelmez. Farklı ulusların “eşit haklılık temelinde gönüllü birliği”nin sağlanması isteniyorsa, ezilen ulusun “ayrılma hakkı” da dahil olmak üzere kaderini kendi iradesiyle belirleme hakkına saygı duyulmalıdır. Marksizmin ulusal soruna bakışının özü kısaca budur. Devamı… »

 

Ferhat Kentel

“Sol/solculuk” üzerine yapılan araştırmalarda dikkat çeken üç temel unsur var: Birincisi, toplumun önemli bir kesiminin genel olarak sol hakkında, özel olarak Türkiye solu hakkında “fikri yok”; ikincisi, fikri olanların Türkiye’de sol deyince akıllarına CHP ya da laik politikalarla özdeşleşmiş, “topluma yabancı” gruplar akla geliyor; üçüncüsü, daha da ilginç bir veri olarak, toplumda “eşitlik”, “özgürlük”, “emeğe saygı” gibi değerlere sahip çıkılıyor.

Bu temel unsurlara ek olarak, toplumun gene önemli kesimi nezdinde sol daha çok üst sınıfların bir meselesi olarak görülüyor, statükodan yana orta-üst sınıf çıkarlarını “çağdaş yaşam tarzı ve seküler kültürel değerler” görünümü arkasında korumaya çalışan kesimlerin kimliği olarak algılanıyor. Ve halkla ilişkisi genel olarak “halk adına doğruyu bildiğini iddia eden bir seçkincilik” ve muhatap olarak karşısında “cahil, kandırılmış, aydınlatılmayı bekleyen halk” algısı üzerine kurulu, “halktaki” heterojen ve değişken yapıyı göremeyen bir sol, ancak değişmeyen, statikleşen ve giderek küçülen bir toplum kesiminde destek bulabiliyor. Devamı… »

© 2011 Altüst Dergisi Suffusion theme by Sayontan Sinha