Lütfi Sunar
Herhangi bir sosyoloji tarihi kitabını açan birisi Marx ve Weber’in sosyolojinin iki karşıt ucu olarak konumlandırıldığını görür. Özellikle Weber’in Marx’ın karşısına konumlandırılması ve Marksizm’e bir cevap olarak sunulması sosyolojik teoride önemli bir yere sahiptir.
Ancak Marx ve Weber’in sosyolojilerinin esas amacı bu karşıtlık ekseninde anlaşılamaz. Zira karşıtlık tezleri onların siyasî düzlemde farklılaşan bakış açılarını odağa taşır. Marx ile Weber’in sosyolojik çözümlemelerinin esas amacı modern toplumun gelişiminin ve karakterinin açıklanmasıdır. Bu açıklama sürecinde Doğu toplumlarına dair incelemeler her ikisinde de önemli bir konumdadır. Onlar, Şarkiyatçı incelemelerin kendilerine sağladığı imkânlar çerçevesinde, Antik Yunan’dan beri Batı’da Doğu’yu tanımlarken başvurulan despotizm tezlerini merkeze alarak Doğu toplumları üzerinden Batı’yı tanımlamaya çalışmıştır. Devamı… »
