Besim F. Dellaloğlu

György Lukacs 1956’da Macaristan’da İmre Nagy hükümetinin Kültür Bakanı’dır. Sovyetler Macaristan’ı işgal eder. Bir Sovyet subayı elinde silahla Lukacs’ın odasına girer ve bağırır: “Silahlarınızı bırakın ve teslim olun.” Lukacs cebinden kalemini çıkarır ve masanın üstüne koyar ve ellerini kaldırır.

Kalem kılıçtan keskin midir? Bilinmez. Ama en azından kalem kılıçtan değerli olmalıdır. Ya da öyle olacağını ummak doğal olmalıdır. Hayır doğal değil, ideal. Realizme onun kadar bulaşmış birinin, neredeyse çocukça bir idealizmi içinde hâlâ taşıyabilmesi ilginçtir. Bu yaşanan sadece Lukacs’ın kişisel trajedisi değildir sanki. Reel Marksizm’in açmazını bu küçük öykü çok güzel anlatır.  Devamı… »

 

Şenol Karakaş 

12 Eylül referandumundan sonra, Türk solunun saflarında, tedavisi ne mümkün ne de gerekli olan bir yarılma yaşandı. “Hayır” diyen solun bir kısmı, nefret ve öfke yüklü dil ve eylemlerinin ardından, referandumda “Evet” ya da “Yetmez ama evet” diyen sosyalistleri  ve demokratları moda  ifadesiyle “liberal” olmakla suçlarken, ulusalcılığın güvenli limanına demir attı. O demirin oradan çekileceği yönünde hiçbir işaret görünmüyor.

Stalinizm ve kemalizmin garip bir birleşimi olan bu sol, AKP’nin daha da güçlenmesine zemin yaratmakla kalmış olmadı, vülger ve ekonomist bir sosyalizm anlayışına ulusalcı renkler katarak, Ermeni soykırımı, Kürt sorunu, siyasal İslam, kozmik oda, yeni anayasa ve Arap Baharı gibi bir dizi sahici siyasal başlıkta, ya siyasal alandan geriye çekildi ya da sosyal reformların ve sıradan insanların devrimci öne çıkışının karşısında yer aldı. Ergenekon davasını sulandırmak isteyenlerin aynı zamanda Kaddafi ve Esad’ı anti emparyalizm adına desteklediğini görmek ne güzel!  Devamı… »

 

Barış Uzun

Marx, toplumsal değişmenin maddî yasalarını “keşfetmeye” doğru uzanan felsefi serüveninde, yazınsal birikiminin bütününe nazaran dine ancak bir parantez içini dolduracak kadar değinmiş, ona hiçbir zaman özel bir başlık atmamıştır. Bu, düşünsel istikametinin zorunlu bir sonucuydu elbet. Lakin, diyebiliriz ki, o kısa değinisi bile halefleri için hayli belirleyici olmuştur. Marx’ın eğiliminin bu yönde olmasından olsa gerek, onun ardından serpilip gelişen marksist/marksist-leninist yazının da dine ve dinsel olana yönelik hususi bir alakası olmamasına rağmen, bu alana dair yaklaşımı son derece keskin ve nettir. Devamı… »

 
 

Chris Harman

Ağustos ayında Londra’nın Tottenham bölgesinde polisin siyah bir genci öldürmesinin ardından başlayan isyan önce Londra’nın başka mahallelerine, sonra Liverpool, Bristol, Birmingham gibi başka büyük kentlere yayıldı. İsyanın arka planında ekonomik kriz, işsizlik, umutsuzluk, ırkçılık ve öfke var. Tottenhham’da 26 yıl önce Thatcher yıllarının benzer koşullarında da benzer bir isyan patlak vermişti. Aşağıdaki yazı o isyan hakkında yazılmıştı.

İngiltere’ye 1981 yılında hakim olan manzara; taşın ve molotof kokteylinin, polis çizmesinin ve coplu saldırıların, sokaklarda sopalanan insanların ve direniş çığlıklarının, geçen yıl Bristol St. Pauls’da ve geçen ay Londra Brixton’da patlayıp Finsbury Park, Wanstead, Ealing’de de yankılanan ve önümüzdeki dönemde daha kimbilir nerelere sıçraması mümkün olan isyanların manzarası.  Devamı… »

 

Çizgi kitaplar çok geniş bir yelpazeyi kaplayan alanlarda yayınlanıyor ve geniş bir ‘okur’ kitlesine hitap edebiliyor. En yaygın bilinenleri kurgulanmış fantastik kahramanlar hakkında yayınlananlar olmakla birlikte günümüzde hemen her alanda çizgi kitaplara rastlayabiliyoruz. Edebî eserlerin çizgiye dökülmüş versiyonlarının yanı sıra, masal kitapları, çocuk klasikleri, erotik kitaplar, hatta İnsanlık Tarihi Ansiklopedisi gibi çok geniş kapsamlı olanları da var. Devamı… »

 

Geçen yıl Mısır’da bir konferansta konuşurken geçirdiği kalp krizi sonucu ölen Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi kitabı Türkçe’de yayınlandı.

Sosyalistlerin yazdığı her biri önemli bir dizi tarih kitabı var. Troçki’nin Rus Devrimi, EP Thompson’un İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu ve Marks’ın tarih yazılarını sıralayabiliriz. Harman’ın Halkların Dünya Tarihi’nin bir farkı var. Diğerleri bir tarihî kesiti anlatırken, Harman’ın kitabı bir bütün olarak insanlığın tarihini ele alıyor.

İnsanların politika, kültür, sanat gibi etkinlikleri yapmadan önce karınlarını doyurmaları gerekmektedir. Harman bunu Marksizm karşıtlarının karikatürize ettikleri gibi ekonomist bir determinizm ile açıklamıyor. Devamı… »

 

Volkan Akyıldırım

Karl Marx’ın, Friedrich Engels’in, Clara Zetkin’in resimlerini paranın üzerine basan bir rejim sosyalist olabilir mi?

1971 yılında Berlin Duvarı’nın ikiye böldüğü Almanya’nın doğusundaki Demokratik Halk Cumhuriyeti  (DDR) Merkez Bankası yeni Doğu Alman marklarını dolaşıma sürdü.

Staatsbank der DDR’nin dağıttığı en yüksek değerli 100 Marklık banknotun ön tarafında Karl Marx, arkasında da Doğu Berlin’deki Unter den Linden bulvarından görülen Cumhuriyet Sarayı basılıydı. Banknotta Berlin TV kulesi, Rathaus (Belediye) ve Zeughaus (Cephanelik) resimleri gösteriliyordu. Devamı… »

 

Ferhat Kentel

“Sol/solculuk” üzerine yapılan araştırmalarda dikkat çeken üç temel unsur var: Birincisi, toplumun önemli bir kesiminin genel olarak sol hakkında, özel olarak Türkiye solu hakkında “fikri yok”; ikincisi, fikri olanların Türkiye’de sol deyince akıllarına CHP ya da laik politikalarla özdeşleşmiş, “topluma yabancı” gruplar akla geliyor; üçüncüsü, daha da ilginç bir veri olarak, toplumda “eşitlik”, “özgürlük”, “emeğe saygı” gibi değerlere sahip çıkılıyor.

Bu temel unsurlara ek olarak, toplumun gene önemli kesimi nezdinde sol daha çok üst sınıfların bir meselesi olarak görülüyor, statükodan yana orta-üst sınıf çıkarlarını “çağdaş yaşam tarzı ve seküler kültürel değerler” görünümü arkasında korumaya çalışan kesimlerin kimliği olarak algılanıyor. Ve halkla ilişkisi genel olarak “halk adına doğruyu bildiğini iddia eden bir seçkincilik” ve muhatap olarak karşısında “cahil, kandırılmış, aydınlatılmayı bekleyen halk” algısı üzerine kurulu, “halktaki” heterojen ve değişken yapıyı göremeyen bir sol, ancak değişmeyen, statikleşen ve giderek küçülen bir toplum kesiminde destek bulabiliyor. Devamı… »

© 2011 Altüst Dergisi Suffusion theme by Sayontan Sinha