Besim F. Dellaloğlu
György Lukacs 1956’da Macaristan’da İmre Nagy hükümetinin Kültür Bakanı’dır. Sovyetler Macaristan’ı işgal eder. Bir Sovyet subayı elinde silahla Lukacs’ın odasına girer ve bağırır: “Silahlarınızı bırakın ve teslim olun.” Lukacs cebinden kalemini çıkarır ve masanın üstüne koyar ve ellerini kaldırır.
Kalem kılıçtan keskin midir? Bilinmez. Ama en azından kalem kılıçtan değerli olmalıdır. Ya da öyle olacağını ummak doğal olmalıdır. Hayır doğal değil, ideal. Realizme onun kadar bulaşmış birinin, neredeyse çocukça bir idealizmi içinde hâlâ taşıyabilmesi ilginçtir. Bu yaşanan sadece Lukacs’ın kişisel trajedisi değildir sanki. Reel Marksizm’in açmazını bu küçük öykü çok güzel anlatır. Devamı… »
