Hazırlayanlar: Volkan Akyıldırım ve Şenol Karakaş

 

Şenol Karakaş

Avrupa’da 1848 devrimlerinin yenilgisi, Marx ve Engels’in , marksist teorinin temellerini nihaî olarak şekillendirmek için devrimci sektlerin bitmek bilmez iç çekişmelerinden  kaçınmalarına da neden oldu. Bu gönüllü izolasyonu Marx, Engels’e yazdığı bir mektupta şöyle ifade ediyordu: “Tutum ve ilkelerimizi bu sayede bütünüyle birbirimize iletebiliyoruz.”

Marx ve Engels 1850’lerden, Enternasyonal’in kurulduğu 1864’e kadar, işçi sınıfı sosyalizminin teorik temellerinin her düzeyde şekillenmesi için çalıştı. Meşhur, “Anlatılan senin hikâyendir” vurgusunu içeren önsözüyle Kapital bu çalışmaların en önemli meyvesi oldu. Bu çalışmalarda, tarihin nasıl yapıldığını göstermek için tarihin harekete geçirici güçlerini açığa çıkartmak istediler ve toplumsal sınıfların durağan varlıklar değil, tarihsel süreçler içinde var olan ve çeşitli gelişmişlik ve olgunluk aşamalarından geçen toplumsal gruplar olduğunu açığa çıkarttılar. Devamı… »

 

Şenol Karakaş

Sovyet devriminin Lenin’le birlikte en önemli liderlerinden biri olan Troçki, 1935’te sürgündeyken günlüğüne şöyle yazmıştı: “1917 ve 1921 arasındaki dönem dahil, kendi çalışmalarımın ‘yaşamsallığından’ söz edemem. Ama şimdiki çalışmalarım kelimenin tam anlamıyla ‘yaşamsal’. Bu iddiada kendini beğenmiş bir yan yok. Sosyal Demokrat ve stalinist iki Enternasyonal’in çöküşü, bu Enternasyonallerin liderlerinden hiçbirinin çözmek için yeterli donanıma sahip olmadığı bir sorunu ortaya çıkardı. Kendi kaderimin akışı beni bu sorunla karşı karşıya getirdi ve bana bu sorunla başa çıkabilmem için gerekli araçları kazandırdı. Şu anda, yeni bir kuşağı İkinci ve Üçüncü Enternasyonallerin liderlerinden bağımsız olarak devrimci yöntemle silahlandırma görevini yüklenecek benden başka hiç kimse yok… Devrimci mirasın yaşamını sürdürebilmem için en azından beş yıllık kesintisiz bir çalışmaya ihtiyacım var.” Devamı… »

 

Volkan Akyıldırım

Ağustos 1914’te 1. Dünya Savaşı patlak verdiğinde uluslararası sosyalist hareket büyük bir bölünme ve dağınıklık sürecindeydi. 2. Enternasyonal partilerinin savaşı desteklemesi karşısında Lenin, yeni ve devrimci bir enternasyonalin kaçınılmaz olduğuna inaniyordu. Bolşevik Partisi Merkez Komitesi’nin 1914 sonlarındaki bir bildirisinde şunlar yazıyordu:

“Proleter enternasyonal çökmemiştir ve çökmeyecektir. İşçi kitlesi, önündeki engeller her ne olursa olsun, yeni bir Enternasyonal yaratacaktır… Yaşasın bütün ülkelerin burjuvazisinin şovenizmine ve vatanseverliğine karşı işçilerin uluslararası kardeşliği! Yaşasın oportünizmden kurtulmuş bir proleter Enternasyonal!” Devamı… »

 

Paris’te 1889’da toplanan Uluslararası Sosyalist Kongre, yeni koşullarda kapitalizmin krizine karşı işçi hareketinin ortak mücadele kararını alarak, sonradan 2. Enternasyonal adını alacak olan ‘ikinci dünya partisi’ deneyimini başlattı.

Koşullar

Sermayenin merkezîleşmesi ve yoğunlaşması süreci 1870’lerle hızlandı. Tekeller tarih sahnesine çıktı. Ulus-devletler yaygınlaşırken, sömürge halkları özgürlük mücadelesini gündemlerine aldı. Devamı… »

© 2011 Altüst Dergisi Suffusion theme by Sayontan Sinha