Selim Deringil

“Modernite” kavramı genelde olumlu çağrışımlar oluşturur. Eskinin, köhnemiş yapıların yerine yeni, dinamik ve çağdaş yapıların ikame edileceği; Aydınlama çağının inancı olan bugünün dünden ve yarının da bugünden daha iyi olacağı temeline oturur. Toplumların tarihlerinde “çağdaşlaşmanın” ve “gericiliğin” simgeleşmiş isimleri vardır. Türkiye tarihinde bunun en belirgin örneği Mustafa Kemal ve Sultan Abdülhamid’dir. Mustafa Kemal bir din haline gelmiş olan Kemalizm’in ikonasıdır, Abdülhamid ise gericiliğin, istibdadın cismanî oluşumu ve ilerlemenin azılı düşmanı olarak algılanır. Biri “Büyük Atatürk” tür, öteki “Kızıl Sultan”. Devamı… »

 

Aydın Yıldırım

Modernizm ve modernleşme kavramları ne zaman karşıma çıksa aklıma Charlie Chaplin’in 1936 yapımı ‘Modern Times’ (Modern Zamanlar) filminin o ünlü sahneleri gelir. Şarlo dönen büyük çarkların, devasa disklerin arasında cıvataları sıkmaya, somunları sağlamlaştırmaya çalışıyor, sıkışmak pahasına.

Makineleşmeyle beraber bir işçinin bir yandan ürettiği ürüne nasıl yabancılaştığını, bir yandan sermayenin nezdinde nasıl bir yedek parçaya dönüştüğünü, makineleştiğini, robotlaştığını sinemanın muhteşem diliyle özetliyor Şarlo. Bu bağlamda modernleşmeyi kapitalistleşme olarak nitelendireceksek, bu kavramı sermayenin başta üretim ilişkileri olmak üzere hayatın her alanına nüfuz etmesi olarak ele alabiliriz. Devamı… »

 

Tolga Tüzün

Müzikle siyaset ilişkisi bizimki gibi toplumlarda sunî bir ilişki, entellektüel bir zorlama, güncel hayattan kopuk bir kavram çatkısı değildir. Tam tersine, hangi dalından tutarsanız tutun, Türkiye’de müzik fazlasıyla siyasî ve karmaşık bir ilişkiler ağıdır. Bu ülkede popüler müzik ve sanat müziği arasındaki geçişlilik çoğu sanat müziği otoritesinin yüzünü kızartacak kadar birbirinin içine geçmiştir. Yüz kızartma deyimini neden kullandığımı biraz sonra anlayacaksınız. Devamı… »

© 2011 Altüst Dergisi Suffusion theme by Sayontan Sinha