Tarihe Marksist bakış

0

Geçen yıl Mısır’da bir konferansta konuşurken geçirdiği kalp krizi sonucu ölen Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi kitabı Türkçe’de yayınlandı.

Halkların Dünya Tarihi Chris Harman Çev: Uygur Kocabaşoğlu Yordam Kitap, 2010, 640 sayfa

Halkların Dünya Tarihi
Chris Harman
Çev: Uygur Kocabaşoğlu
Yordam Kitap, 2010, 640 sayfa

Sosyalistlerin yazdığı her biri önemli bir dizi tarih kitabı var. Troçki’nin Rus Devrimi, EP Thompson’un İngiliz İşçi Sınıfının Oluşumu ve Marks’ın tarih yazılarını sıralayabiliriz. Harman’ın Halkların Dünya Tarihi’nin bir farkı var. Diğerleri bir tarihî kesiti anlatırken, Harman’ın kitabı bir bütün olarak insanlığın tarihini ele alıyor.

İnsanların politika, kültür, sanat gibi etkinlikleri yapmadan önce karınlarını doyurmaları gerekmektedir. Harman bunu Marksizm karşıtlarının karikatürize ettikleri gibi ekonomist bir determinizm ile açıklamıyor.

İnsanlığın yüz binlerce yıllık tarihini yazmak zorlu bir çalışma. Her şeyden önce muazzam bir bilgiye ve enerjiye sahip olmak gerekiyor.

İlk çağlardan beri

Tabii burjuvazinin de insanlık tarihine ihtiyacı var. Çok geniş kaynaklarla yapılan sayısız çalışma var. Toynbee, HG Wells hemen akla gelenler, ama burjuva tarihçileri tarihi burjuva sınıfının ihtiyaçları için anlatır. Ne kadar çok devrimi tarihin dışında bırakırsak bugün devrim fikrini o denli zayıflatırız diye düşünürler. Dolayısıyla bugün insanların önüne ne kadar çok tarihî, “ulusal” fikir koyarsak onları Irak’ın işgaline, Afganistan’da savaşmaya ya da Kürtlerle savaşa yollayabiliriz, Kıbrıs’ı işgal etmelerini sağlayabiliriz diye düşünürler.

En eski çağlara dair yazılan tarih bile aynı amacı taşıyor. “Mağara adamı”, “Neanderthal adam” gibi davranırdı. Yani biraz aptal, biraz şiddet düşkünü. Tarihöncesi insanın bu tanımlanışı insan karakterinin böyle olduğunu kanıtlanmak için yapılır.

Harman’ın kitabı burada önem kazanıyor. O, bütün tarihi aynı tarihsel maddeci bakışla ele alıyor. Kitabın önemli bir giriş kısmı ilk insanları anlatıyor. Avcı ve toplayıcı toplumların artı ürüne ihtiyacı olmadığını ve zaten bunu elde etmesinin mümkün olmadığını, artı ürün olmayınca da sınıfların olmadığını, tam tersine insanların büyük bir kolektivizm içinde yaşadıklarını anlatıyor.

10 Bin Yıllık Tarih

Harman’a göre sınıfların ortaya çıkışı 10.000 yıl öncesine dayanıyor. Kadının ezilmesi ve baskı altına alınması ise 5.000 yıl öncesine dayanıyor.

Sınıflar büyük bir iklim değişiminin sonucunda toplayıcılığın yerini tarımın alması ile, artı ürünün ortaya çıkması ile mümkün oluyor. Artı ürün toplumda sınıfları oluşturuyor. Artık insanlar başka başka işler yapmaya başlıyor ve bu yapıdan yönetici sınıflar ortaya çıkıyor.

Ama insanlık tarihinin, yani homo sapienslerin tarihinin yüzde 95’i sınıfsız, kolektif bir yaşam biçimine sahip.

İnsanlık tarihi ilerlemeler ve gerilemelerle dolu. Tarihin ilk çağlarında çeşitli krizler sonucu terk edilen, yok olan kentler var. Mısır’da, Mezapotamya’da, Girit’te, Hindistan’daki büyük medeniyetler sayısız krizler yaşadılar. Yeterli köle bulmayı başaramadığı için üretici güçlerini geliştiremeyerek çöken Roma İmparatorluğu var.

Aşağıdan bakış

Bu noktada tarihte çelişkili bir dönem var. Avrupa’da, Roma imparatorluğunun yıkılışıyla birlikte yeni bir devrimci sınıf ortaya çıkıyor. Doğu’da ise, Bizans’ta güçlü ve merkezî bir devlet var ve egemen sınıflar yeni bir devrimci sınıfın çıkmasına izin vermiyorlar. Sonuçta devrimci sınıf Batı’da kapitalizmi geliştirirken ve bir dizi devrimle bunu yaparken, Doğu’da daha durgun, devrimlerden uzak ve süreç içinde gerileyen toplumlar oluşuyor.  Burjuva tarihçiler Rönesans’ı, Reformasyon’u, İngiliz Devrimi’ni, Amerikan ve Fransız Devrimlerini, sanayi devrimini birbirleriyle olan ilişkisinden kopararak ele alırken, Harman  bu olayların iç bağlantılarını sürekli kurmakta ve kapitalizmin devrimci gelişimini anlatmakta.

Halkların Dünya Tarihi gelişmelere daima küresel bir perspektifle bakıyor. Anlatımı hiçbir biçimde Avrupa merkezli değil. Nasıl olsun ki? Konstantinopolis 12. yüzyılda Londra, Paris ve Roma’nın toplamından daha büyüktü, Çin 11. yüzyılda matbaayı bulmuştu, aynı yüzyılda Çin’in demir üretimi 1788’de İngiltere’nin demir üretiminin iki katıydı. 1331’de Tanzanya’da Kilwa kenti bu kente gelen Avrupalılarca “dünyanın en güzel kenti” olarak adlandırılıyordu. 15’inci yüzyıla kadar Aztek medeniyeti Avrupa medeniyeti kadar gelişkindi.

Halkların Dünya Tarihi sonunda günümüze geliyor. Kapitalizmin ürünü olan sınıfın, proletaryanın mücadelesine. Harman 10. bölümde işçi sınıfının burjuvazinin devrimci barutunun bitmesiyle birlikte başlayan ve yükselen mücadelesini, iniş ve çıkışları ile ele alıyor.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları, Rus Devrimi, yenilen devrimler, Rus Devrimi’nin dejenerasyonu ve karşı devrim ve nihayet 1989 ve Doğu Bloku’nun baskıcı devlet kapitalisti rejimlerinin yıkılışı. Chris Harman’ın iki önemli tarih kitabı daha var. Birisi yakında Türkçede de yayınlanacak olan Alman Devrimi, diğeri de 1968’i anlattığı kitap. Halkların Dünya Tarihi bu iki tarih kitabını da son bölümde kapsamakta ve küresel tarihin içine yerleştirmekte.

Chris Harman Mısır’da hayatını kaybetti. Bugün yaşasaydı o sağlam Marksist bakışı ile bize Ortadoğu devrimini bir dizi makaleyle anlatır ve Halkların Dünya Tarihi’ni zenginleştirirdi.

Yusuf Topuzoğlu

Share.

About Author

Leave A Reply